Marko’nun Not Defteri’nden: Eşek Arısı Meselesi

“Dün, salonda kitap okurken, bir eşek arısı mutfağın kapısından o büyük vızıltısı ve akranlarına göre fazla iri cüssesi ile içeriye girmeye çalıştı. Fark ettiğimde, hemen kapıyı üzerine vurdum. Bir elektrik kablosu, kapının tam olarak kapanmasını engelliyordu ancak buna aldırmadım. Kapıyı yeterince kapatmıştım.Öyle sanmıştım ya da… Kitabımı okumaya devam ettim. O sırada aynı vızıltıyı duydum. İçeriye girmişti. Onu engelleyememiştim. Kapıyı kapatmak bir çözümdü, ama eşek arısının içeriye girebileceğine dair olan inancını yok saymıştım. Elime kalınca biz gazete aldım, hamle yapacaktım ona doğru. Sonra vazgeçtim. Öldürdüğüm -eğer öldürseydim onu- sadece bedeni olacaktı. Ruhunu, inancını öldüremeyecektim. Beni yenmişti. Salonu terk ettim. Döndüğümde, orada değildi. Artık, ben de orada değildim…”
(“Marko’nun Not Defteri” başlıklı notlardan…)
Reklamlar

Sen de söyle. Korkma. Ne düşündün?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: