Normal

Yaklaşık yarım saattir elimde dolaştırdığım sigarama uygun bir ateş bulmam gerekiyordu artık. Sigaramın üşüdüğünü fark ettim. Denize karşı bir bankta oturan bir çift gördüm, yanlarına gittim. Merhaba, ateşiniz var mı, diye sordum. Umutsuz bir boşluğa bakar gibi denize bakan kadın, yanındaki arkadaşını kastederek, Onda olacaktı, dedi. Alabilir miyim, diye sordum. Adam yüzüme bakıyordu. Ne istediğimi anlamamış gibiydi. Şey…ateşinizi alabilir miyim, diye sordum tekrar. Kadın araya girdi. Yüzünde aynı donuk bakışlar vardı. Sanki bir yakınını denizde kaybetmiş de gözleri hala onu arıyormuşçasına gözlerini denizden ayırmıyordu. Sağır ve dilsizdir, dedi. Şaşırdım. Özür dilerim, fark edemedim, dedim. Fark edemezdiniz zaten, dedi. Haklıydı. Dış görünüşüne bakarak insanları tahmin edemezdik. İnsanlar üzerine bahis oynanmaz. İnsanlar üzerinde fikir yürütülmez. İnsanları umursamamak gerekir aslında. Neden özür dilediğimi bilmiyordum ben de. Sağır olduğu için miydi? Kimden özür dilemiştim, tanrıdan mı? Saçmaladığımı fark etmiştim. Kadının sesi ile kendime geldim. Sigaranızı gösterin, ateş istediğinizi belirtin, o kadarını yapabilirsiniz herhalde, dedi. Onu incitmiş miydim bilmiyordum ama daha fazla üzerinde durmak ve olayı anormalleştirmek istemiyordum. Sigaramı gösterdim. Gülümsedi adam. Cebinden zippo bir çakmak  çıkardı. Yüzüme, çakmağı beğendiğimi belli edecek şekilde bir ifade verdim. Gerçekten de güzel bir çakmaktı. Sağ elimi kalbimin üstüne doğru getirerek, teşekkür ederim anlamında bir hareket yaptım. Başını eğdi. Rica ederim, der gibiydi. İnsanların konuşmadan da anlaşabileceğini düşündüm o anda. Kadının yanımızda olduğunu unutmuştum bir anda. Sesi çıkmıyordu. Sigara dumanı kokusuna bakılırsa eşimden çakmağı istemeyi becerebilmişsiniz, dedi kadın. Şaşkınlığımın derecesini şu anda tarif etmem mümkün değil. Kadının kör olduğunu o zaman anladım. Denize donuk donuk bakması bu yüzdendi. Yani benim, denize bakıyor olduğunu sanmam bu yüzdendi. Adam gözlerimdeki şaşkın ifadeyi görmüş olacak ki, parmağıyla karısını işaret ettikten sonra elleriyle kendi gözlerini kapattı ve karısının göremediğini vurgulamaya çalıştı. Başımı, durumu anladığımı belirtecek şekilde aşağı yukarı sallamaya başladım. Evet, ateşini benimle paylaştı, teşekkür ederim, dedim. Rica ederiz, dedi kadın kibar bir şekilde. Biraz oturmaz mısınız, diye nazik bir teklifte bulundu. Yanlarına otursam ne diyeceğimi, ne konuşacağımızı bilemeyeceğim için, Biraz acelem var da, teşekkür ederim, diyerek geri çevirdim. İyi günler dileyerek yanlarından uzaklaşmaya başladım. Giderken dönüp arkama baktım. İkisi de denize bakan iki normal insan gibiydi. Bir kör ve bir sağır-dilsiz insanın nasıl anlaştığını kafamda bir türlü canlandıramıyordum. Benim, hatta bizim, bilmediğimiz bir dili biliyorlardı belki de. Zihnimde normalleşemeyen bir konumdaydılar yine de. Sigaramdan bir nefes daha alıp havaya doğru üfledim dumanını. Bir kez daha arkama baktım, orada değildiler. Dönüp arkama baktığımda ben de orada değildim. Sigaram bitmişti. Caddenin kalabalığına, renklere, gürültüye karıştığımda olanları çoktan unutmuştum. Bir büfeye uğrayıp, bir çakmak aldım. Bir sigara daha yaktım. Hava soğuktu…

Reklamlar

Sen de söyle. Korkma. Ne düşündün?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: