Mavi Yeşil’in 73. Sayısı Çıktı..!

 

Ne zaman absürt ve ‘sıradışı’ bir olayla karşılaşsak televizyonun ana haber bültenlerinde, o mutlaka Rize’de olmuştur. Yazılı ve görsel medya, bu tip haberleri “Yer: Rize” ya da “Rize’de bu da oldu..!” alt yazısı ile duyurmaktan çekinmez. Çünkü, hani klişe olmuş bir haberci deyimiyle, o haberlerde köpekler insanları değil insanlar köpekleri ısırıyordur ve para eden de budur. Hocamın tabiri ile, vatandaşın birisi ekrana çıkıp da inşaat küreğini burnunda taşıdığında ona “yetenekli” yaftasını yapıştırmakta gecikmeyenler, ne yazık ki “taşra” diye niteledikleri bu yerde,bir kültür-sanat-edebiyat dergisinin 12. yılını doldurmasını ve bu kadar zamanlık, 73 sayılık bu istikrarlı yürüyüşü görmezden gelmektedirler. Çünkü, hepimizin malumu olduğu üzere, bu ülkede sanata,edebiyata verilen “gerçek” değer, hiçbir zaman layığını bulamamıştır. İnşallah bundan sonra değişir. Zor ama, umut etmek için gecikmiş sayılmayız…

Mavi Yeşil, 2012’ye yeni bir yüzle girdi. Uzun süredir düşünülen bu değişim nihayet gerçekleşti. Dergiyi eline alanlar bunu hemen fark edeceklerdir. Bu değişimin baş mimarı da şüphesiz ki dergiye yıllardır hem yazarak, hem tanıtarak, hem okuyarak destek veren Sezgin Taş Hocadır. Rize’deki sıradan edebiyat öğretmenlerinden olmayan Sezgin Hoca, bu işe gönül vermiş ve edebiyatı milli eğitimin dar ve sıkıntılı müfredatından sıyırmış bir hoca. Bundan sonra da Mavi Yeşil’in yükünü Hasan Öztürk Hocamızla birlikte sırtlayacak gibi… Var olsun!

Yeni yıla kapağını ve tasarımını değiştirmiş olarak giren Mavi Yeşil, yine nitelikli yazılarla okurlarının karşısına çıkmaya çaba gösteriyor. Bu sayı da dolu! Maltepe Üniversitesi Felsefe bölümü hocalarından Güncel Önkal, Felsefeyi okuma şeklimizi aydınlatmaya çalışıyor ve felsefe nedir, sorusuna yeniden cevap veriyor. Hasan Öztürk, artık dergide daha sık yazacak, bizlere söz verdi. Bu sayıda Türkiye’nin demokrasi sorununu iki örnek metin ışığında inceliyor. Edebiyatın sadece edebiyat ile sınırlı olmadığını bilenler için okunması gereken bir metin. Benim yazım yine hızını alamamış bir yazı oldu. Uzattıkça uzattım. Bazen böylesi uzun yazıları okumaya üşeniyorum açıkçası. Umarım Mavi Yeşil okurları da benim gibi tembel değildir ve Anayurt Oteli ve onun baş kahramanı Zebercet üzerine yazdığım bu yazıyı beğenerek okurlar. Bir dahaki sefere daha kısa yazmaya çalışacağım. Söz! Ömer Kemiksiz’in hikaye tadındaki yazısını severek okuyacaksınız. Nasıl ant içeriz, birlikte anlayacağız. Esra Polat, Sevgi Soysal’ın Yenişehir’de Bir Öğle Vakti adlı romanı üzerine yazdı. Sevgi Soysal, çok fazla gündem maddesi olmayan ama Türkiye’nin önemli yazarlarından olan bir isim. Bu faydalı yazıya da dikkat etmek gerek. Hakan Bilge, sağ olsun, yine aramızda. Sinemaya dair olan bakışımızı geliştiren metinlerle bizi buluşturan Hakan Bilge’ye, Mavi Yeşil’in “sanat” çizgisini bir adım öteye taşıdığı için teşekkür etmemiz gerek. Davut Bayraklı İkinci Yeni’nin önemli isimlerinden birisi olan Sezai Karakoç üzerine yazdı. Onun poetikasındaki gerçeklik anlayışını irdeleyerek Sezai Karakoç üzerine yeni bir bakış açısı geliştirmemizi sağladı. Sezgin Taş, uzun süredir yazmıyordu Mavi Yeşil’de. İşin mutfağında çabalayan Sezgin Hoca bir öyküsü ile katıldı aramıza. Bundan sonra o da daha sık yazacak. Yazmadığı için öğrencilerinden tehdit alıyormuş. Bizden söylemesi… Elif Albayrak, Serpil Tuncer ve Ölü Beyazı romanının yazarı Mehmet Sancaktutar Hocamız da öyküleriyle Mavi Yeşil’de. Şairlerimiz de yine güzel şiirlerle katkı sağlamaya çabalıyorlar bu sayımıza. 73. sayıya şiirleriyle katılan Ali Tekkoyun, Necip Fazıl Akkoç, Sebahattin Demirci, Muhammet Hikmet, Müjdat Er, Hızır İrfan Önder, Kamil Akdoğan, A.Uğur Olgar ve Gülnihal Keleş’in ilerleyen sayılarda başka şiirleriyle de karşılaşacağız. Şairlerimize de teşekkür ederiz.

Ve Mavi Yeşil’in 12. yaş günü etkinliği… Gönül isterdi ki hıncahınç dolu bir salonda oturmaya yer bulamasaydık ama yine öyle olmadı tabi ki. “Gelen sağlar bizimdir” sözüyle birlikte bizler de orada olan dostlarımızla bu yeni yaşı kutladık. Çay içtik, pasta yedik, muhabbet ettik. Mavi Yeşil’e yazar olarak veya okur olarak destek olanlarla birlikte güzel birkaç saat geçirdik. Hasan Öztürk’ün konuşmasıyla başlayan gün yine onun konuşması ile bitti. Mavi Yeşil’in genç yazarları konuşma yaptı ve dergi ile ilgili fikirlerini sundular. Yazar ve eğitimci Mehmet Sancaktutar, Türkiye’deki “edebiyat” kavramının nerede olduğunu anlattı. Rahmi Metin, Erdal Genç ve Sebahattin Bayrak da konuşmaları ile dergimizin nereden nereye geldiğini anlattılar. Naçizane ben de iki kelam ettim orada. Hasılı kelam gelenlerle güzel bir etkinlik oldu. İnşallah başka etkinlikler de bizleri bekliyor. Mavi Yeşil yaşamaya devam edecek yani, herkese ve her şeye rağmen…

Son olarak, Mavi Yeşil’in burada olduğu yeniden bilinmelidir. Bazılarının gözleri kör, kulakları sağır… Biliyoruz ama onlara inat dergiyi, dergileri yaşatacağız. Mavi Yeşil burada, sen neredesin sevgili okuyucu?

Reklamlar

Sen de söyle. Korkma. Ne düşündün?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: