Alıntı Defterim: Barış Bıçakçı – Sinek Isırıklarının Müellifi

Çoğu zaman her şey önceden bellidir; mucize, evin bugün yarın ölecek ihtiyar kedisidir. Bütün gün köşede kımıldamadan uyur. Uyansın isteriz, ama yazık değil mi, uyusun isteriz.

*

Edebiyat ne yazık ki kolayca dolaşıma girecek cümlelere dönüşüyor. İnsanlar birbirlerine yazacakları, söyleyecekleri ifadeler peşindeler. Has okuyucuyu da aşındıran bir şey bu.

*

Halbuki yalnızca bedeniz ve bununla baş edemediğimiz için ruh diye bir şey icat etmişiz. Doğrusu parlak fikir.

*

Akşama doğru bol pirinçli bir pazı yemeği yaparken pazıların geniş, koyu yeşil yapraklarına, o yapraklardaki damarlara ürpererek baktı. Biyoloji bazen ürpertir.

*

Dünyamızda alışılmışın dışındaki her şeyin açıklanması gerekir ve bu hiç de masum bir gereklilik değildir. Açıklama yaparsınız, neden gösterirsiniz, makul gerekçeler sunarsınız, sonra bir de bakmışsınız tam da sizden açıklama bekleyenlerin dilini kullanıyorsunuz, kendi dilinizi değil. Birilerine açıklama borçluysanız borcunuzu daima kendi dilinizi harcayarak ödersiniz.

*

Bu kadar yüksekten ancak düşerek inilir.

*

Her şey anlamını yitirdiğinde, tutarlılık adına, televizyonda yayınlanan La Liga ve Bundesliga maçları da anlamını yitiriyor. İnsanların ellerini kullanmayıp sadece ayaklarını kullanmaları Cemil’e çok saçma geliyor. Dokuz numaranın saçına gösterdiği özen çok saçma geliyor. Her pozisyondan sonra, oyuncuların ve teknik direktörlerin kameranın kendilerini gösterip göstermediğini anlamak için göz ucuyla stadyumdaki dev ekrana bakmaları çok saçma geliyor ve “Yapma bunu! Yapma bunu!” diye bağırıyor Cemil çünkü anlamsızlık ile ancak cazgır bir maç anlatıcısı olarak mücadele edilebilir, çivi çiviyi söker.

*

… bilmemek gençliğe özgü bir şey değil mi zaten! Ne istediğini yaşlılar bilir!

*

İkinci gün kalan öyküleri okumaya giderken en azından o an için ne istediğini biliyordu: Bir Yusuf Atılgan kahramanı olmak istiyordu.

*

… bir filozof, insanın cisimleşmiş zaman olduğunu söylemişti.

*

Cemil, “Saat hususi bir şeydir, hatta mahrem bir şeydir! Saat bir sırdır. Bunu en iyi sizin idrak etmeniz lazım gelirdi. Onu… Saati… Nasıl öyle ulu orta tezgaha yayarsınız!” diye çıkıştı.
[…]
Evet, tezgahın üzerinde parçalanmış dağılmış yatan şey, Cemil’in kendisinden başka bir şey değildi.

*

İnsan gençken olmayacak şeyler ister. İkindi ezanı caminin bozuk hoparlöründe çınlar. Bir sokak köpeği uzun uzun havlar. Bir kedi diğer bir kedinin kıçını koklar. Olmayacak şeyler olmaz.

*

Renê Char […] “Kırk yaşımızda, yüreğimize yirmimizde sıktığımız bir kurşunla ölüyoruz.”
Böyle bir cümleyi okuyup yıllarca aklınızda tutuyorsanız zaten ölüyorsunuz demektir.
Silaha gerek yok.

*

“Yazma sanatının sırrı nedir biliyor musun?” dedi, “Gözlemlerini, fark ettiğin ayrıntıları, hiçbir şeyin farkındadeğilmişsin gibi yazmak. […]”

*

Kör biri görmeye başlayınca ne olur biliyor musun? Her gördüğüne inanır!

*

Karman çorman hissedişin tane tane çözüleceğini, yeniden, bu kez mükemmel bir düzen içinde bir araya geleceğini ve hayatın bir anlama kavuşacağını hayal etmek: yazmak.

*

[…] Askerler çok az şey biliyorlardı, bilmedikleri şeylerden korkuyor, yok etmek istiyorlardı. Biz askerlerden daha çok şey biliyorduk ve biz de bildiğimiz dünyanın bir an önce yıkılıp gitmesini istiyorduk.

*

Ağaç rüzgarla sallanır, bulut bir şeye benzer sonra benzemez, at asfaltta kayıp düştüğünde ne acıdır hayat ve günler geçer.

*

Korku iyi bir harçtır.

*

Hayat tesadüflerle doludur ve o kadar doludur ki, insan günün birinde kendi ihtiyarlığına tesadüf edebilir.

*

Bir kez daha geliyor, Cemil’i üzen yanlış bir telaffuz gibi sonbahar.

_____
Not: Kitapta altı çizilmiş olan pek çok yer olmasına rağmen, ben bu kadarıyla yetindim bu sayfada. Kitap üzerine bir yazı yazmayı düşündüm önce, sonra vazgeçtim. Bir kitabı ne kadar anlatmaya çalışırsak çalışalım, o kitabı en iyi yine kendisinin anlatabileceğini düşünenlerdenim. O yüzden de kitabı anlatmak/tanıtmak yerine, ona “Alıntı Defterim” başlığı altında yer vermeyi uygun gördüm. Bu alıntıları herhangi bir yerde okusaydım, ertesi gün kitabı almak için bir kitapçıya koşardım. Umarım bunları okuyan bünyelerde de böyle bir etki oluşturabilirim…
i.a. 

Reklamlar

2 responses to “Alıntı Defterim: Barış Bıçakçı – Sinek Isırıklarının Müellifi

  • horus

    ne düşündüğümü söyleyeyim. kelimeleri eğip büküp hokkabazlık yapmış ama sonucunda hiçbir şey anlatmıyor.

    “Karman çorman hissedişin tane tane çözüleceğini, yeniden, bu kez mükemmel bir düzen içinde bir araya geleceğini ve hayatın bir anlama kavuşacağını hayal etmek: yazmak.”

    şimdi bu cümleyi ciddiye alıp da üzerine tez yazacak çok adam vardır ama; benim en çok dikkatimi çeken bu cümlenin gereksizliğiydi.

    klasik edebiyatçı mavrasıyla gerçekliği simule edip simulasyon üzerinden başka gerçeklikler yaratıyorlar, insanlar da bayıla bayıla bu şaklabanlığa alkış tutuyor.

    düşündüğüm bu. korkmadan söyledim.

    haydi selametle.

    • ilkeraslan

      Korkacak bir şey yok efendim. O yüzden zaten “Korkma. Sen de söyle.” diyorum ben…

      İktidar baskısı ile düşündüklerimizi söylemekten yeterince korkar olduk zaten. [Şahsım adına öyle en azından.] Ama bu alanda korkmayınız. Bu alan özel mülkiyettir. Düşündüklerinizi özgürce ve ‘saygı çerçevesi’ni aşmadan söyleyebilirsiniz. Ayrıca isterseniz sigara da içebilirsiniz. 69 TL cezası yoktur…

      Saygı çerçevesini inceden bir tırnak içine almamın da bir anlamı vardır herhalde…

      Ben bunun “şaklabanlık” olduğunu düşünmüyorum. “Gerçeklik” denen nedir, önce onu açıklığa kavuşturmak lazım. Edebiyat, kimilerine göre “gerçeküstü”, kimilerine göre “simülasyon” olabilir ancak temel anlamda bir gerçeklikten doğar. Çünkü insan ve onun ait olduğu toplum ve onların yaşadığı dünya gerçektir. Simülasyon değil. Bu sadece üslupta, kurguda, içerikte bahsi geçenin “eğilip bükülmesi” olabilir ancak gerçeklikten kopuk değildir. Bence yani. Ben de korkmadan söyledim.

      Selam et bizden de konu komşuya…

Sen de söyle. Korkma. Ne düşündün?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: