Alıntı Defterim: Gökhan Yılmaz – Biraz Kuşlar Azıcık Allah

…seni elimden geldiğince kırıp, bozup, buruşturup suratına bakılmaz hale getirmeye çalışacağım.

*

Yaşasaydı, benim babam senin babanı döverdi.

*

Bir vicdan azabı büyütüyorum içimde.
Tıpkı, babamın sol gözü gibi.
Sen, baba, bana klasik bir baba-oğul çatışmasının kim bilir kaçıncı kez öyküsünü yazdıracak kadar…
İçime zoraki bir azap yerleştirecek kadar…

*

Eğer babanız bir Avusturya-Macaristan veli ahtıysa hepiniz birer Sırp milliyetçisi olun, çocuklar.

*

Hayatınızın imlasına dikkat edin. Nereye bağlaç koyacağınız, nerede ayraç kullanacağını bilin, kesme işaretleriniz net olsun, köşeli parantezlerden dönün köşeleri, ünlem gibi dik durun. Hayatı sorgulayın. Soru işaretlerini nizamı kullanın. Ünlemler çıkacak karşınıza, onlara dikkat edin. Noktayı koyana kadar da vurguyu elden bırakmayın.

*

Tek siz mi sığmadınız koca İstanbul’a?

*

Uyku, sabaha kadar ölmektir bir bakıma.

*

… eve vardığınızda evi boş bulunca doksanartıikidegolatanforvet gibi sevinirsiniz …

*

…bir öykücünün kafası hep karışık olmalıydı…

*

…öykü yazmak ciddi bir iş en şortla yazıyorum yazın kışın da pijamayla ciddiyeti bununla değerlendiriyorsan sana başka bir şey demiyorum işses…

*

Hangi yalnızlığın kahvesini içeceksiniz?

*

Sen olmazsan eğer ben bir hiçim su. Ve olursan eğer ben bir kuyu.

*

İçine bir kurt düşmüşse eğer, bir şeylerin farkına varmışsın demektir.

*

İncir ağacı acı. Sırtında bir testere yürüyor. Sütler saçıyor testereye. Testere, incir sütünden yavaşlıyor. Testere yavaşlıyor. İncir yavaşlıyor. Süt yavaşlıyor. Yavaş yavaşlıyor.[*]

*

Evet, Âdem, Havva’nın “biricik erkeği”ydi. Çünkü henüz diğerleri yaratılmamıştı.

*

Allah’ım ortayı sana açıyorum. Çok tanrısal.

*

…ben şimdi kime ne diyeceğim kalbimden başka?

*

Tesadüf diye bir şey var mıydı bu dünyada? Sanmıyorum.

*

Kuşlar neden kaçarlar bizden?
Kanatlarımız olmadığı için,

*

Kin tutmak hiç yoktu zaten, tutacak onca şey varken…

*

uyumak ölmektir, biliyoruz ama saatler dolu her taraf. beş dakika daha gerine gerine ölemiyoruz sabahları.

*

anneler ne kadar az yer kaplıyor yeryüzünde.

*

karın yağmasını bekliyoruz, denize girmeyi özlemek için.

*

sen hiç kendi toprağına su döken ölü gördün mü?

*

…canım sıkılırsa hangi kabloyu kesmeliyim?

*

lütfen, gözlerimi bir süre sana dikmeme izin ver. ben bu şekilde var oluyorum çünkü, seni ölümden bir adım daha uzağa koydukça ben, var oluyorum.

*

çekilen her fotoğraf, eskiye dair bir şey bulmaktır. ve bulmak, aslında kaybetmektir.

*

çekilen her fotoğraf, yeniye dair bir şey kaybetmektir. ve kaybetmek, aslında bulmaktır.

*

birileri sevmeli ve göstermeli nefes almayan şeylerin sevgisini.

*

bütün fotoğraflar izden yaşlı doğar ve biz bunu ancak  ölmek üzereyken anlarız.

*

Neden sırtını da bırakmıyorsun orada da alıp götürüyorsun?

*

hüzün gerçek bir şey değildir.

 

__________________________________________
[*] Gökhan Yılmaz’ın bu cümlesinin geçtiği Kuşusıkı öyküsünü güneşli ve güzel bir günün akşamında okudum. O gün, bahçedeki incirin, balkondan uzanmakta zorlandığımız ve dalına çıkmanın da tehlikeli olduğu dalını kesmiştim. Sonra kestiğim (budadığım ya da) o dalı da parçaladım, yapraklarını kopardım. Ellerim, incirden akan sütlerle yapış yapış olmuştu. İşte, o günün akşamında, ben bu cümleyi okudum. Sonra katıldım Gökhan Yılmaz’ın “Tesadüf diye bir şey var mıydı bu dünyada? Sanmıyorum.” cümlesine…

Reklamlar

3 responses to “Alıntı Defterim: Gökhan Yılmaz – Biraz Kuşlar Azıcık Allah

  • Mükremin Özkan

    Kendisi lisede edebiyat hocamdı. Hayatım boyunca tanıdığım yüzlerce öğretmen arasında en iyisiydi. Karakteri mükemmel, önü açık bir insan. İnşallah onu ilerde çok çok daha iyi yerlerde görürüm. Gördükçe gururlanırım. Gururlandıkça daha çok görürüm.

    • Zeyneb BACH.

      Bazı insanlar ” Beni bana anlatır mısın ? ” der. Biz de anlatırız …. Milyonlarca kelimenin içinden kelimeler seçeriz , cümleler kurarız , iyisiyle kötüsüyle onu anlatırız. Öyle ya da böyle insanın kafasında anlattığımız kişiye dair bi şeyler canlanır, kısmen de olsa . Ama yok, olmuyor!. Ben bu adamı anlatamıyorum . O kadar kelime seçiyorum , cümle kurmaya çalışıyorum ama hep eksik , hiç tamamlanmıyor. Ben tamamlayamıyorum. Ben mi geri zekalıyım diye hep düşünüyorum. Belki de olabilirim. Ama benim geri zekalı olmam bi insanı tanımlamama engel mi acaba .? Bilmiyorum. Böyle bi insanı anlatabilecek biri varsa……
      Hep düşündüğüm bir şey daha var :
      Bu kadar dinine bağlı, kendine çekici, sözlerine inandırıcı, bakışlarıyla mutlu eden biraz da olsa huzur veren ..bi ” insansa ” eğer. Biz Peygamber Efendilerimiz döneminde yaşasaydık KEŞKE,..

  • Zeyneb BACH.

    Gözleriniz..
    Buzullar gibi ..
    Geçen sene buzları eriten bi bakışınız vardı şimdi ise buzullar olmuş. Soğuk çok soğuk.
    Bi şeyler anlatırken zevk almadığınızı hissediyorum, yorulmuş gibisiniz .. Bıkmış usanmış ,,Fazlasıyla canı sıkılmış.
    Sevdikleriniz sanki yanınızda değil gibi .. bi eksiksiniz.. Acayip, çok acayip…
    Gülmeyi unutmuş gibisiniz. Okula gelirken evde bırakıyorsunuz galiba 🙂 Ama sizi böyle görmek hiç hoş değil..Üzücü, kırıcı, yaralayıcıı…
    Biz mi sorunuz acaba bi kusrumuz, yanlışımız veya herhangi bi kabahatimiz mi oldu..
    Olduysa affedin lütfen çünkü biz sizi istiyoruz.. Sizi Gökhan Hocamızı..

Sen de söyle. Korkma. Ne düşündün?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: