Sizin Tepenin Ardı’nda Kim Var?

tepenin ardı

Her şey zıddıyla vardır derler. Ne kadar doğru bilemem. Ama günümüzde, gücü elinde bulunduranlar, kendi ideolojilerini meşru kılmak için bir düşmana ihtiyaç duyarlar. Çoğu zaman bulurlar da… Bulamadıkları zamanlarsa hayal dünyalarında bir düşman yaratır ve onunla savaşmaya başlarlar. Yetkeyi elinde tutanlar, yarattıkları bu düşmanın ne kadar da pis, ahmak, zararlı, kötü, karanlık (daha ne kadar olumsuz sıfat varsa…) olduğunu kendi tebaalarına anlatmaya başlar ve o tebaa da bir süre sonra karşılarında bulunan muhataplarına inanır. Tebaa, yani halk, çoğu zaman düşmanın kim olduğunu sorgulamaz çünkü onların da inanmak istedikleri budur. “Ya düşman yoksa…” diye geçirmezler içlerinden. Bu düşmanı hiçbir zaman görmemiş olsalar da varlığına katı bir biçimde inanırlar. Aksi halde inandıkları ideoloji sekteye uğrar. Tarihte bu hep böyle olmuştur.  Gücü kaybetmek istemiyorsanız, savaşmanız gereken bir düşman olmalıdır. Yoksa da kendiniz yaratırsınız zaten dedik ya.

Sanırım günümüzde yaşadığımız olayları da bir yönüyle bu şekilde ele alabiliriz. Gezi Eylemleri ile gözü açılan halk sokaklara döküldü ve bir şeylere bir şekilde tepki gösterdi. Karşılarında bir otorite bulacaklarını biliyorlardı şüphesiz. Zaman zaman bu çok sert oldu. Genç insanlar öldü. Yoksa düşmanlar mı demeliyim? Ama birisi de çıkıp, bu halk sizin düşmanınız değil demedi. İktidar, düşmanı çoktan yaratmıştı artık ve bu hikayeye inanacak insanlar bulmak da zor değildi. Bu meselenin bir boyutu.

Ama bu kısa notu bunun için yazmadım. Twitterda  #KahrolsunislamDüşmanlığı diye bir başlık gördüm. Bu başlığı dolduran çoğu genç arkadaşlar belli ki karşılarında bir düşman olduklarına inanıyorlardı. Onların düşmanları camilerde içki içen, polise taş atan, kafa göz yaran, iftarda orucunu bira ile açan aşağılık insanlardı. Yazmaya da devam ediyorlar. Düşman hazır çünkü. Oysaki karşılarında İslama ya da Müslümanlığa hakaret eden, onları yok sayan, küçük düşüren kimse yok  aslında. Varsa da bu insanlar, yukarıdaki başlığın altını dolduran arkadaşların işaret ettiği insanlar değiller. Ama “fikir” dediğimiz şey böyledir. Tohumla başlar (Inception / Başlangıç filmini hatırlayın) ve sonra da büyür, yayılır. Şayet muzaffer olmak istiyorsanız, düşmanınızla savaşmanız gerekir.

Bütün bunları görünce aklıma kısa süre önce izlediğim Tepenin Ardı geldi. Film, bir taşra sıkıntısı filmi olmasının ötesinde bir tez sunuyor bize. Görünmeyen düşmanlarına karşı savaşan bir ailenin mücadelesi. Savaştıklarının aslında kendileri olduğunu bilmeyen bir aile… Bu mücadele esnasında da ölen bir aile bireyi… Bir şeyler hatırlatır mı bize bilmiyorum. Kendine sahte düşmanlar yaratanların mutlaka izlemesi gereken bir film.

Filmi izleyelim şimdi bir daha. İzledikten sonra düşünelim. Düşman kim? Yetke kim? Ve tepenin ardında kim var?

Reklamlar

Sen de söyle. Korkma. Ne düşündün?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: