Yurdumun Şairleri Şiir Tahlilleri – I : DEMLİ OLSUN

demli olsun

Şiir, edebiyat, sanat hepimizin. Herkesin okumaya, yazmaya ihtiyacı var. Ben, şahsım adına, yazmanın bir çığlık olduğunu düşünürüm. Kendini ifade etme şekli… Bazen, söz ile ağızdan çıkamayacak pek çok şeyi yazarak kağıda dökebiliriz. Bu yüzden yazı önemlidir.

Bu anlamda yazıya, şiire gönül vermiş herkesi de destekliyorum. Herkes şiir yazsın. Herkes. Hatta mümkünse buzdolabınızdaki beyaz peynir, yıkandığınız sabun, kavanozdaki mercimek, çekmecedeki iç çamaşırı… Bunlar da şiir yazsın. Ama pek mümkün değil gibi. Çünkü onların şiir yazmak için harekete geçecek elleri kolları yok. Elleri kolları diyorum, çünkü şiir için eliniz kolunuz olması yeterli. Şiir bilginiz olmasına gerek yok.

İşte malumunuz olduğu üzere Posta Gazetesi de bu hedefle yola çıkarak “Yurdumun Şairleri” başlıklı köşesinde bu yurdun dört bir yanında yetişmiş çeşitli “şairlerin şiirleri”ni yayımlayarak kültüre büyük bir hizmette bulunuyor. Diğer bir deyişle, geleneksel mizahımızı bir kenara bırakıp yepyeni bir mizah anlayışıyla, hedef kitlesiyle dalga geçiyor. Bence bu güzel bir şey. Bazen şair kişisinin altına, “50 yaşında, 40 yıldır şiir yazıyor” gibi açıklamalar da eleyerek mizahı bambaşka bir boyuta taşıyor. Yakında 25 yaşında ve 50 yıldır şiir yazan insanlarla da karşılaşmamız mümkün olabilir.

Madem böyle bir başlık var, ben de bundan böyle naçizane, oradaki şiirleri tahlil etmeye çalışacağım. Kültüre bir hizmet de benden gelsin. İlk şiirimse “Çetin Parlar” isimli şairimize ait olan “Demli Olsun” başlıklı şiirdir.

*

DEMLİ OLSUN
Duydum ki bana darılmışsın
Üzme beni arkadaşımsın
Langur lungur, tarhana bulgur
Bana gönül koyma, çay koy

Yukarıdaki şiiri öncelikle biçim olarak ele alalım. Kafiye dizilişi AABX ya da AABC şeklinde olup 9’lu hece ölçüsüyle yazılmıştır. Yalnız şair son dizeyi 8’li ölçüyle yazmıştır. Bu son dizede “…koyma, çay koy” kısmında, virgülden sonra bir es vererek açık harfi yarım ses uzatarak 9’lu heceye yaklaştırabiliriz. Bu durum Divan Edebiyatındaki pek çok büyük şairde de olduğu için, bunu bir kusur olarak görmüyorum. Tür olarak her ne kadar kafiye ve heceyle yazılmış olsa da bu şiiri bir türle bağdaştırmak mümkün görünmüyor. Koşma desen değil. Mani desen değil. Sagu magu agu gugu… Hayır, hiçbiri değil. Şair adeta kendi türünü kendisi belirleyerek yeni bir şeklin de öncülüğünü yapmıştır gibime geliyor. Bu duruşu da takdir etmeden geçmemek lazım.

Şiirin muhtevasına girersek çıkamayız diye korkuyorum gerçi ama yine de değinmek gerek. Burada şairin şiir anlayışının Garip Akımından beslendiğini öncelikle vurgulamak gerek. Adeta “Garip Akımı rakıyı, balığı şiire sokarsa, ben de tarhanayı bulguru sokarım.” diyerek Garipçiler’e nazire yapıyor şair. Halk ağzını son derece etkili kullanarak, şiire yeni bir boyut kazandırıyor adeta.

Şair, şiirine bir sitemle başlıyor. Burada bir arkadaşına yazılmış gibi görünen dizeler, belki de arkadaşa değil sevgiliye yazılmış gibi bir hava katıyor şiire. “Üzme beni arkadaşımsın” diyen şair, geçmişe de bir gönderme yapıyor. Şiirin ikinci kısmı diyeceğimiz son iki dizeye “Langur lungur, tarhana bulgur” şeklinde başlayarak, “Ulan sen bana tavır alsan ne olur almasan ne olur, çok da fifi” diyor adeta ve son dizede de vurucu cümleyi, “Bana gönül koyma, çay koy” şeklinde aktarıyor.

Bireysel şiiri toplumcu gerçekçi bir çerçeveye yaslayan şair, aynı zamanda da bir kardeşlik mesajı veriyor. Çayın birleştirici ve bütünleştirici gücüne vurgu yapan Parlar, son dizedeki “çay koy” cümlesiyle şiirin başlığına da yeni bir gönderme yaparak “çayın kralı demli içilir” zihniyetini vurguluyor.

Postmodern şiirin sınırlarını zorlayan bu şiir, şiirimizin evrimini görmemiz açısından da çok önemlidir diye düşünüyorum. Garip Akımının temellendirdiği serbest şiirimizin İkinci Yeni’ye geçişindeki aşamaya benzer bir yaklaşımı da görmemiz zor değil bu şiirde. Öte yandan Divan Şiirinden de beslenen şair, eski şiirimizin dinamiklerini de gösteriyor bize adeta. Kısacası, Çetin Parlar, şiirimizi bir yerden alıp başka bir yere taşıyor. Tıpkı Metrobüsün bizi Altunizade’den alıp Avcılar’a taşıması gibi.

(Not: Şiir tahlilleri devam edecek. Tahlil edilmesini istediğiniz şiirleri bildirebilirsiniz.)

Reklamlar

Sen de söyle. Korkma. Ne düşündün?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: