Hece Dergisinin Özel Sayıları

hece

 

Edebiyat dergiciliği zor iştir. İşin mutfağında olan birisi olarak, bir derginin sıfırdan hazırlanıp da rafa geliş aşamasına kadar olan süreci bilirim. Eminim ki benim gibi olan onlarca dergi emekçisi arkadaşımız vardır. Ancak ben Türkiye’deki dergiciliğin farklı kollardan ilerlediğini düşünüyorum. Kimi dergiler var, kıt kanaat geçinir, ayı zor çıkarır. Türkiye’deki pek çok dergi bu şekilde devam eder yayın hayatına. Bir de bolca reklam alan dergiler var. Bu dergiler, inşaat firmalarından tutun da otobüs şirketlerine kadar her alandan reklam almaktan kaçınmazlar. Öte yandan bu dergilerin bazıları da yayınevi dergileridir. Kitap-lık, Varlık, Hece, Dergah, Türk Edebiyatı, Notos gibi dergiler aynı zamanda kendilerine bağlı bir yayınevi olan dergilerdir. Özellikle Dergah’ın 3 liralık komik fiyatını düşünürseniz, bir yayınevi dergisi olmanın, derginin sürekliliğine olan katkısını daha rahat görebilirsiniz.

Hece, her sayı olmasa da dönem dönem aldığım bir edebiyat dergisi. Sürekli almam ama düzenli olarak takip ederim. Rafa gider, içeriğini okur, kimler yazmış diye kontrol ederim. Ben, öyküye olan özel ilgimden dolayı, genel olarak Hece Öykü’yü alır, okurum. Ama Hece de zaman zaman hazırladığı dosyalar ve zengin içeriğiyle iyi işler yapıyor uzun yıllardır. Hece’nin bir başka önemli özelliği de özel sayıları. Bugüne kadar pek çok özel sayı hazırladılar ve bunlar gerçekten de arşivlik sayılar. Ancak bu anlamda Hece’nin çok büyük bir kusuru var. Hedef kitlesini çok sınırlı tutuyorlar. En son hazırladıkları Orhan Kemal özel sayısı da arşivlik bir sayı ancak 40 lira gibi fahiş bir etiket fiyatı var. Açıkçası Orhan Kemal’e karşı özel bir ilgim yok, bu yüzden de dergiyi (Dergi mi? Yok yahu, ansiklopedi olmasın?) almayı düşünmüyorum. Ama lisans öğrencisiyken ben, bundan yıllar önce, bir özel sayıları lazım oldu. Almak istedim ancak o kadar pahalıydı ki, o zaman için neredeyse 4-5 günlük harçlığımı dergiye vermem gerekecekti. Bu yüzden de dergiyi alamamış, başka bir şekilde edinmeye çalışmıştım.

Sıkıntım şu: Bu dergi bir öğrenci kardeşimize lazım olduğu zaman, buna bu parayı nasıl verip de alacak? Diyeceksiniz ki çok kalın ve dolu bir dergi. Evet, kabul ediyorum. Ama yine de fiyatı pek de makul değil. Bu fiyatı biraz daha aşağıya çekseler daha çekici olmaz mı? Belki maliyet karşılamayacaktır o zaman da, bilemiyorum ancak şu haliyle de Hece’nin öğrencilere yönelik bir şey sunmadığı aşikar. Şu bir çözüm olabilir: Hece bu kalın dosyalı dergilerini tek cilt olarak değil de iki hatta üç cilt olarak çıkarabilir. Fiyatı da o şekilde bölebilir. Böylece cebinde yeterince para olmayan genç arkadaşlarımız, dostlarımız da dergiye ulaşabilir. Bu, belki bir çözümdür. Bilemiyorum ama Hece yetkililerinin buna makul bir çözüm geliştirmesi gerek bence. Çok güzel sayılara insanlar ulaşamıyor. Yazık oluyor. Umarım Hececiler bunu okur ve bir şekilde daha geniş insanlara ulaşması için çaba gösterirler.

Reklamlar

Sen de söyle. Korkma. Ne düşündün?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: