Tag Archives: Ali Teoman

Alıntı Defterim: Ali Teoman – Eşikte

ALİ TEOMAN

Başı sonu belirsiz bir uzamın bulanıklaşan derinliklerinde gitgide silikleşip gözden yiten, ince ve kırılgan, kıvrımlı bükümlü yaşam çizgisinin izlediği rastlantısal yolda bir diğeriyle kesişmesi ve belki de bilinmeyen bir zamanda yine buluşmak üzere çatallanıp ayrılmadan önce kısacık bir süre için bile olsa yol arkadaşıyla sıradışı bir koşutluk göstermesi ne tuhaf!

*

Onun uzun parmaklı, kemikli, erkeksi sol elini tanıyorum.

*

Yaşadığımız elden düşme yaşam…

*

…rastlantıların ne büyük bir rol oynadıklarını düşündü.

*

Öyle ya: Apaçık ortada olan, dikkat çekmez. Gizlenmeye çalışılan, kuşku ve merak uyandırır oysa.

*

Olaylar mı sözdizimini yaratmıştı, yoksa sizdizimi mi olayları?

*

Cansu Yıldırım Blogspot[*]

*

Bir bardak suda yüzen zeytinyağı damlacığı… Bu sahiden benim yaşamım mı? Sahiden mi?

*

…sonsuz yaşantı olasılıklarından biri…

*

Bir insanın ölmesi de yaşaması kadar doğaldır çünkü ve her ne kadar öldüğü sırada otuz beş yaş sularnda ise de, bu gerçeğin bizim kahramanımız için de geçerli olmasında garipsenecek bir şey göremiyoruz.

*

Her ikisi de sıradan insanların yaşamlarını yaşayıp sıradan insanların ölümlerini öldüler. Hiçbir zaman intihar etmediler, gazete başlıklarına geçmediler, on dakika için bile ünlü olmadılar. Roman kahramanı oluşları buna engel olmadı.

*

Cinsellik başkalarına ait olduğu zaman tiksinti vericidir. Ama biz yaptığımızda, öyle değil: Niçin?

*

Alfabeyi öğrenmeye başlayan bir çocuk x y z diye bitirmek zorundaydı hep diziyi. Bunun nedeni, a b c ile başlamış oluşuydu ve bunun niçin böyle olduğunu, olması gerektiğini sormak gelmemişti aklına.

*

Olmuş olan, olması gerekendi zaten ve uzun uzadıya kafa patlatmaya gerek yoktu bunun üzerinde.

*

Terazinin bir kefesine sonsuzluğu koyarsanız eğer, diğerine ne koyarsanız koyun, ağır basan taraf sonsuzluk olacaktır, sonsuzca.

ali teoman - eşikte

______________________
[*] Fotoğraf Cansu Yıldırım‘ın nevi şahsına münhasır blog sayfasından alınmıştır ki o adres de şu şekildedir:
http://cansu-yildirim.blogspot.com/2012/06/ali-teoman-esikte.html


Alıntı Defterim: Ali Teoman – Cafê Esperanza


 

Erken gelen bir güzün ağdalı hüznünü yaşıyoruz.

*

Yaşam bir oyundur çünkü, özenle oynanan bir oyun.

*

Öyle ya, aşk öyküleri, cinayet öyküleridir aslında, çünkü her aşk aynı zamanda bir cinayettir.

*

Varoluş gerekçesi nedir aşkın?

*

Mutluluğun yalnızlıkla, kesin ve kusursuz yalnızlıkla birlikte gelmesi tuhaf.

*

“Umut için bir eğretileme yapmak gerekseydi eğer, ufuk çizgisindeki mor bulut kümesi derdim,” diyor Xeno, “Ya da kuyruğundaki salkım saçak püskülleri salındırarak uzaklaşan, ipi kopmuş, rengarenk bir uçurtma.”

*

…ha orası ha burası, hiç fark etmiyor: Yaşam her yerde yaşam sonuçta, zaman her yerde akıp gidiyor, ölüm her yerde var.

*

*

Rapazinho’nun tanrıtanımazlığı yalnızca lafta. Bir tür entelektüel etiket onun için tanrıtanımazlık, nasıl ki entelektüel geçinen bir sürü sanatçı bozuntusu için ‘solculuk’ bir etiketse.

*

Dil yalnızca gelgeç bir iletişim aracı benim için, ondan ötesi beni ilgilendirmez.

*

Satrançta şahın güvenliği çok önemli, şah oyunun can damarı çünkü. Öteki bütün taşların değeri piyon cinsinden ölçülebiliyor: At ve fil üçer piyon, kale beş piyon (iki at ya da iki filden biraz az), vezir ise dokuz piyona eşdeğer (iki kaleden biraz fazla). Tüm bu taşlara oranla savunma ve saldırı gücü neredeyse sıfır olan o hantal ve zavallı şah, yine de hepsinden değerli ama,  çünkü o olmadığı zaman öteki taşlar anlamlarını yitiriyorlar. Şah bir arı kraliçesi: Korumak, rahat etmesini sağlamak, tüm gereksinimlerini karşılamak için bütün taşların çevresinde pervane oldukları ve gerekirse uğrunda can verdikleri müstebit bir firavun.

*

Yaşam belalı bir yolculuk ve mutluluk uçsuz bucaksız bir bozkırdaki, birbirinden fersahlarca uzak, kısa bir moladan sonra hemen yeniden yola koyulmak için uğranılan ücra konak yerleri.

*

Olanaklı evrenlerin en iyisinde yaşadığımızı mı söylemek istiyorsun yani?

*

*

Hem eğer yayımlatmaya niyetin yoksa, bunca çalışıp didinip kitap yazmanın anlamı ne?

*

Merak ediyorum, lahavle çekmenin ne demek olduğunu biliyor mu acaba Xeno?

*

…konuşulamayan şeyler hakkında susmak gerekliydi.

*

…aslında önsenen bir hezimetin, kesin ve tam bir bozgunun olabildiğince ötelenmesidir umut, başka bir şey değil. Yalnız bizim gibi umutsuzlar umut eder.

*

Umut umudun umududur. Ne fazla ne de eksik…

*

Çünkü umut her an kapıyı çalabilir.
Çünkü umut her yerde.