Tag Archives: Rize

Mavi Yeşil’in 80. Sayısı Çıktı..!

Mavi Yeşil 80

Blog sayfamı bir süredir aksatmış olmam münasebetiyle Mavi Yeşil’in yeni sayısına da yer veremedim. Biraz geç oldu ama olsun, iyi de oldu. Bilgiler tazelenir. Mavi Yeşil’in yeni sayısını görmemiş olan okurlar belki buradan görür, ben de iyi bir işe vesile olmuş olurum.

Artık onlar basamağı “8” olan sayılara da geçtik. Siz bu yazıyı okurken, Mavi Yeşil 81. sayısının içeriğini de büyük ölçüde şekillendirmiş olacaktır. Haberiniz ola. Bu sayının en önemli özelliği soruşturma. Türkiye’deki pek çok gazetenin kültür sanat sayfası editörlerine birebir ulaşıldı ve geri dönüş beklendi. Öncelikle bunu söyleyelim. A harfinden Aydınlık’tan tutun da Z harfinden Zaman’a kadar pek çok gazete… Bunlardan ne yazık ki sadece üç gazete geri dönüş yaptı: Milli Gazete, Star ve Türkiye gazeteleri bunlar. Türkiye’deki gazetelerin kültür sanat sayfalarının ne kadar “kültür sanat” sayfası oldukları soruldu editörlere. İlginizi çekecek bir soruşturma oldu. Katılan editörlere teşekkür ederiz. Bir başka yenilik ise çeviri şiir ve öykü. Bu sayımızda çevirilere de yer verdik. Umarım çeviri kısmı da beğeni toplayacaktır. Bundan sonraki sayılarda da çeviri şiirler, öyküler yayımlamaya devam edeceğiz.

Ben daha fazla yazmıyorum ve dergimizin sunuş yazısından alıntı yapıyorum:

Bu sayımızı Gülce Gören’le açıyoruz. Gören, Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölüm adlı romanında büyülü gerçekçilik ve köy olgusunu ele alıyor. Yüzyıllık Yalnızlık’ta Marquez’in başvurduğu büyülü gerçekçilik Sevgili Arsız Ölüm’le karşımıza çıkıyor. İlker Aslan Görünür Olmayanı Görmek adlı yazısında gözlerin insana oyununu, politika halk ilişkisini, Jose Saramago’nun yapıtlarından yola çıkarak sorguluyor. Gülnihal Keleş, Gürpınar’ın Deli Filozof adlı yapıtını felsefi açıdan inceliyor. Hakan Bilge, Türk İşi Gangster Filmleri adlı yazısıyla sinemamızın aksiyon türünde Hollywood eksenli dönüşümünü ele alıyor. Feyza Nur Karaağaçlı, divan şiirimizin aykırı sesi Nef ’i’yle birlikte Osmanlı şiirinin duygu ve düşünce bakımından anonim olmaktan çıkması ve “ferdileşme” ye başlamasını konu ediniyor. Mavi Yeşil soruyor; Bedir Acar, Sefa Koyuncu ve Seyid Çolak ülkemizde kültür sanata bakışın gazetelerinde yönettikleri kültür sanat sayfalarındaki yansımasını yanıtlıyor. Muhammet Çoruhlu, bireyin ben’inin oluşumunu ve özgürlük edimi algısını sorguluyor. Ömer Kalafatçı bir Dostoyevski incelemesiyle aramıza katılıyor. Gülşah Şişman, Bahtiyar Vahapzade’nin şiirinde zaman algısını açımlıyor. Hilal Yılmaz, insana ve sosyal yaşama edebiyat açısından yaklaşıyor. Roald Dahl’ın bir öyküsünü Gülce Gören çevirisiyle sizlerle buluşturuyoruz. Bir diğer öykücümüz Dilara Ayşe Akdeniz. Şiirleriyle de Sezgin Taş, Fırat Caner, Filiz Beyaz, A. Uğur Olgar, W. B. Yeats (Ertuğrul Rast’ın çevirisiyle), Sebahattin Demirci, Altay Taşkın, Yunus Emre Ayvaz, Hatice Çay aramızdalar. Dergimizin yazarı Hasan Öztürk, bu sayımızın size ulaştığı günlerde, “Okur Kitaplığı” yayınları arasında çıkan Aynadaki Rüya adlı üçüncü kitabıyla edebiyatseverlerle buluşmuş olacaktır.

 

Reklamlar

Cebinde Akrep Olmayanlara Açık Not

 

Tüm okurlarımıza selam olsun… [*]

78. sayımızı piyasaya sürdüğümüz şu günlerde, bir yılı daha geride bırakmış olmanın sevinci ve -takdir edersiniz ki- haklı gururunu yaşıyoruz. Yazının, kağıdın, kalemin hiçbir zaman mankenlerin beden ölçüleri kadar ilgi görmediği bir ülkede “edebiyat” adına bir şeyler yapmak ve daha da ileriye giderek bunu 13 yıl boyunca sürdürmek her babayiğidin harcı olmasa gerek…

Sürekli “sansasyonel(!)” haberleriyle gündeme gelen bir şehirde, yıllar önce, o şehri bir ‘kültür şehri’ yapmaya aday olmuş olan bir oluşumdur da aynı zamanda Mavi Yeşil… Sadece bir edebiyat dergisi değil. Sanat adına ne varsa, “kimseden olmadan” bunu gerçekleştirmeye çalışan bizler, 13 yılın verdiği doygunlukla değil, önümüzdeki diğer yılların verdiği heyecanla sarılacağız 2013’e de… Her sayımızın bir önceki sayımızdan daha iyi olması için çabalamamız, edebiyat ve sanat adına nefes alıp vermemiz, bazı şeylerden hala umudumuzu kesmediğimizin de bir göstergesidir.

Hasılıkelam, lafı fazla uzatmamak lazım. 2000 yılının Ocak ayından beri yanımızda onlarca dostumuzu var bildik ve pek çoğu hala aramızda. Olmaya da devam edecekler. Biz istiyoruz ki bu aile büyüsün ve daha da güçlensin. Rize’nin dergisi olmadığımızı her fırsatta belirtmemiz, aldığımız geri dönüşlerle de tezimizi doğruluyor gibi. Rize dışından gelen çalışmalar, Rize içinden gelenlerden fazla. Öyleyse doğru yoldayız. Çünkü bizler, Türkiye’nin edebiyat ve dergi çöplüğünde yok olmayı düşünmüyor, söyleyecek daha pek çok sözümüz var diyoruz.

Bu tozlu ve sarp yollarda yanımızda olan dostlarımıza teşekkür ederiz bir kez daha. İstiyoruz ki dostluklar artsın ve Mavi Yeşil daha çok kişiye ulaşsın. Bu yüzden de bizlerle birlikte olmak isteyen ve Rize dışından dergimize ulaşmayı arzulayan bütün dostlarımıza bu yıl da dergimizin abonelik bedelinin SADECE 20 LİRA olduğunu belirtiyoruz. Şucuların bucuların değil okurlarının dergisi olmanın peşinde olan Mavi Yeşil, sizleri de bekliyor. Hiçbir ticari kaygımızın ve beklentimizin olmaması, abonelik bedelimizin sembolik bir rakamdan oluşmasından bellidir diye düşünüyoruz. Edebiyat, sanat, kültür ile uğraşmak isteyenler zaten bu bedeli çok görmeyeceklerdir. Uzak duranların ise yolları bir kez daha açık olsun…

Son olarak, Mavi Yeşil, 2013 yılının ilk sayısının hazırlıklarına başladığı bugünlerde bir kez daha sormadan edemiyor: “Biz buradayız sevgili okuyucumuz. Siz neredesiniz acaba?”

[Bu mesaj, cebinde akrep olmayan edebiyat severler için sınırlı sayıda ve özel olarak tasarlanmıştır. Kısa süre sonra kendini imha edebilir. Etmeye de bilir. Bu bizi ilgilendirir. Oku. Al. Bak. Yaz. Çiz. Eleştir. Et. Eyle. Söyle. Korkma. Yeter.]
____________
[*] Mavi Yeşil’in 2012’yi bitirmesi ve 13. yılını doldurması hasebiyle facebook sayfasında paylaştığım kısa bir yazıdır. Samimidir. Kar amacı gütmemektedir. Bu kadar.