Tag Archives: Tristessa

Bir Arayışın Hikâyesi: Tristessa

tristessa

Jack Kerouac… Büyük bir kesim tarafından, belki kendisinin pek de istemediği şekilde, “beat kuşağı ve karşı kültürün en önemli temsilcilerinden biri” olarak görülen Kerouac’ın hayatı aslında bu tanıma uyacak cinsten anekdotlar içeriyor. Ailevi meselelere yaşadığı dönem ve ortamın şartları da eklenince, ruhunun sınırlarını aşmaya çalışan bu özgür adam genç yaştaki ölümüne dek sürecek arayışından hiç vazgeçmiyor. Aştığı yollar, tanıdığı insanlar, yaşadığı olaylarla 47 yıllık ömrüne, bu zaman zarfına sığabileceklerden daha fazlasını yüklediği kesin.

Bu arayışların bir neticesi olarak 1955-56 yıllarında bulunduğu Meksika’da yaşadıklarının bir haritası olarak görülebilecek Tristessa, Siren Yayınları tarafından 2018 Temmuz’unda ilk kez Türkçe edebiyat okuru ile buluştu. Metni konuşmaya başlamadan önce, Tristessa’yı son derece akıcı bir üslupla çeviren kitabın çevirmeni Begüm Gür Erdost’a ayrıca teşekkür etmek gerek. Tabi ki kitaba katkı sunan ve son şeklini veren editörleri de unutmamalı.

Kitap, “Yayıncının Notu” başlıklı kısa bir yazı ile açılıyor. Bu yazı, Tristessa’nın nasıl ortaya çıktığına dair küçük bir başlangıç ipucu sunuyor okura. “Yeni ufukların, yeni deneyimlerin açlığını çeken” Kerouac, otostopla başladığı yolculuğunda kendini Meksika’da buluyor. “Amerika’da tanımadığı cinsten bir özgürlüğün tadını çıkaracak” olan yazar, hiç de tekin olmayan Meksika gecelerinde alkol ve uyuşturucunun da etkisiyle gerçekten de daha önce deneyimlemediği bir tecrübenin ortasında buluyor kendini: “Mexico City’deyim işte,” diyor, “darmadağın saçlarım ve deliliğimle birlikte, yağmur trafiğinde; Cine Mexico’nun önünden geçmekte olan taksinin içinde şişeyi kafama dikip dikip içiyorum.” İşte Tristessa da bu zaman zarfında yaşadıklarını anlattığı, otobiyografik öğelerle dolu bir metin.

Kitaba da ismini veren Tristessa, Kerouac’ın Meksika’da tanışıp âşık olduğu bir kadın. Tutkulu bir aşkın pençesine düşen Kerouac’ın sürekli kendini sorgulamasına, kalmakla gitmek arasında kalışına, “Onu seviyorum ama gitmek istiyorum” serzenişlerine sık sık tanık oluyoruz satırlar ilerledikçe. Arka kapakta “en duygusal metinlerinden biri” olarak nitelenen Tristessa’da Kerouac aşkı ve ölümü sorguluyor. Son satıra kadar devam eden bu sorgulayış, yazarın ruhunun derinliklerinde sürekli yankılanıyor: “Ayağımıza geçirdiğimiz ölümlülük botlarımızın içinde tir tir titriyoruz hepimiz, ölmek için doğmuşuz, şu karşımdaki duvara ve hatta Amerika’daki tüm duvarlara yazmak istiyorum bunu işte: ÖLMEK İÇİN DOĞMUŞUZ (…)” diyen yazar, Tanrı ile arasında da mutlak bir ilişki kurmaktan geri durmuyor. “Tanrı gözün gördüğü her şeyi önceden planlamıştır. Ölümümüz de dâhil olmak üzere.” şeklindeki cümleleri, maddi dünyayla manevi olan arasında kurduğu ilişkiyi de gösteriyor okura.

Tristessa bu anlamda sadece bir kadını merkeze alan, maddi aşkın peşinden gidilen bir metin olmanın çok ötesinde. Aşk ile ölüm aynı zihnin derinliklerinde anlamını arıyor. Kerouac yürümekten, sormaktan ve düşünmekten hiçbir zaman vazgeçmiyor. Bu yüzden nerede olduğu, kimlerle olduğu da bir süre sonra anlamını kaybediyor belki de. Bulunduğu yer, çevresindeki insanlar sadece bir dekor işlevi görüyor. Onu bu sorgulamaya iten büyük bir fotoğrafın arka planı…

Şiirsel üslubu; bazen bir fotoğraf karesine bakıyormuş, bazen bir film sahnesini seyrediyormuş hissi uyandıran anlatımıyla Tristessa, “Kerouac’ın aşka ve ölüme, yaratılışa ve yok oluşa dair şarkısı; zincirlerinden kurtulmuş bir Amerikalının yabancı topraklarda gerçeği, özü arayışı.” Önemli olanın nerede ve kimlerle olduğumuz olmadığını hatırlatan Kerouac belki de bu yüzden, “Hayat söylencemdeki insanlara dair uzun ve hüzünlü hikâyeler yazacağım – Buraya kadarki kısım benim bu filmdeki rolümdü, şimdi sizinkini dinleyelim” diye nokta koymadan bitiriyor hikâyesini. Her münferit hikâye, büyük anlatının bir parçası ne de olsa. Şimdi belki de sıra, hikâyemizi anlatmak için çoktan bize gelmiştir bile. Kim bilir…

___________________________________________________________
* Arka Kapak, 35. Sayı, Ağustos 2018.

Reklamlar